Hacettepe’den beyin cerrahisine “dijital ikiz” teknolojisi

Akademik bilgi ve üretimi bir araya getiren Hacettepe Üniversitesi, sağlık alanında yerli teknoloji kullanımını hasta yararına olacak şekilde artırıyor. Üniversitemiz Nöroşirürji Eğitim, Araştırma ve İnovasyon Merkezi (HÜNERİM) bünyesinde geliştirilen yerli “dijital ikiz” sistemi riskli ve kompleks ameliyatların sanal ortamda planlanmasını sağlıyor. Sistem, hastanın beyin dokusunun, damarlarının, sinirlerinin ve hastalıklı bölgesinin radyolojik görüntüler sayesinde üç boyutlu olarak modellenmesine olanak tanıyor.

Oluşturulan üç boyutlu model, cerrahlara ameliyat bölgesini çevreleyen beyin dokusu, sinirler ve damarlar gibi kritik yapıların konumunu ayrıntılı biçimde inceleme imkânı sunuyor. Bu modeller üzerinden ameliyatta kullanılacak giriş yolu belirlenebiliyor, cerrahi sırasında izlenecek farklı yöntemler önceden değerlendirilebiliyor ve operasyon hastanın kendi anatomisine göre planlanabiliyor.

Üniversite ve Teknokent iş birliği
Hacettepe Teknokent iş birliğiyle geliştirilen ve “Kişiselleştirilmiş Cerrahi Anatomi Görselleştirme Platformu (Persanavi)” adı verilen teknoloji, üç boyutlu model oluşturma süresini de önemli ölçüde kısaltıyor. Geçmişte günler sürebilen modelleme işlemi, yapay zekâ ve bilgisayar teknolojilerinin desteğiyle artık dakikalar içinde tamamlanabiliyor.

Daha iyi doktorların yetişmesine olanak tanıyor
Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Beyin ve Sinir Cerrahisi Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Mustafa Berker, HÜNERİM bünyesinde sürdürülen çalışmaların hem hastaya özgü tedavi yöntemlerinin geliştirilmesine hem de beyin ve sinir cerrahisi eğitimine katkı sunduğunu belirterek şu açıklamada bulundu:

“HÜNERİM ile hastaya özgü tedavi planlamaları ve yenilikçi yöntemlerle daha ileri düzeyde tedavi yöntemleri geliştirilmektedir. Bu, sadece hastaların ileri düzeyde tedavi almalarını sağlamakla kalmıyor, beyin cerrahisi alanında daha iyi doktorların yetişmesine de katkı sağlıyor. Temel amacımız en iyi eğitimi sağlamak ve bu şekilde en iyi sağlık hizmetini sunmak.”

Prof. Dr. Berker, çalışmaların temel hedefinin eğitim niteliğini yükselterek hastalara mümkün olan en iyi sağlık hizmetini sunmak olduğunu vurguladı.

Üç boyutlu modeller hastanın gerçek anatomisini gösteriyor
Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Beyin ve Sinir Cerrahisi Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Şahin Hanalioğlu, tomografi ve MR görüntülerinin cerrahi planlamanın temel araçları arasında yer aldığını belirtirken; bu yöntemlerin iki boyutlu kesitsel görüntüler sunduğunu hatırlattı. Bu görüntülerdeki anatomik yapıların üç boyutlu rekonstrüksiyon ve bilgisayarlı görü yöntemleriyle gerçeğe yakın modellere dönüştürüldüğünü anlatan Hanalioğlu, yapay zekâ ve bilgisayar teknolojilerinin süreci önemli ölçüde hızlandırdığını söyledi.

Üç boyutlu modellerin hastanın gerçek anatomisini cerrahın karşısına ayrıntılı biçimde çıkardığını belirten Hanalioğlu, “3 boyutlu modeller hastaların gerçek anatomisini birebir gözlerimizin önüne seriyor. Bu anlamda da dünyada ilk 10 merkez ve bu kapasiteye sahip ekip arasındayız” dedi.



Cerrah ameliyattan önce farklı senaryoları değerlendirebiliyor
Teknolojinin özellikle kompleks vakalarda cerrahi planlamaya önemli katkı sağladığını aktaran Hanalioğlu, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Hastanın gerçek 3 boyutlu anatomisini zihinde canlandırmak çok kritik. Bu teknolojiyle cerrah, ameliyat sırasında karşısına çıkacak cerrahi senaryoyu doğrudan gözlemleme fırsatı buluyor. Bir sonraki gün yapacağı ameliyatın adeta provasını bir önceki gün dijital ortamda yapabiliyor. Ameliyat sırasında da bu 3 boyutlu modellerden yararlanabiliyor.”

Teknolojinin; kompleks tümörlerin ve damar hastalıklarının cerrahisinde kullanılabildiğini ifade eden Hanalioğlu, cerrahın bu teknoloji sayesinde hangi yönden ilerleyeceğini, kafatasında açılacak kemik pencerenin konumunu ve büyüklüğünü hastanın anatomisine göre belirleyebileceğini kaydetti. Hanalioğlu ayrıca, tümörün çevresindeki korunması gereken beyin dokusunun, sinirlerin ve damarlarla ilişkisinin de bu teknoloji sayesinde ameliyattan önce ayrıntılı biçimde değerlendirilebileceğini vurguladı.

Hanalioğlu, teknolojinin bugüne kadar 200'ü aşkın hastada kullanıldığını, hastaların hemen hemen tamamında patolojilerin doğru biçimde tespit edilerek modellendiğini ve başarılı cerrahi sonuçlara ulaşıldığını bildirdi.

Yaklaşık 5 santimetrelik tümör küçük bir kesiyle çıkarıldı
Hanalioğlu’ndan edinilen bilgiye göre, dijital ikiz teknolojisinin kullanıldığı vakalardan birinde, kafa tabanında iki göz ile koku sinirlerinin arasında yer alan yaklaşık 5 santimetrelik bir tümörün ameliyatı üç boyutlu model üzerinden planlandı. Hanalioğlu, tümörün büyüklüğüne karşın operasyonun kaş içerisinden yapılan küçük bir kesiyle gerçekleştirildiğini belirtti. Ameliyat öncesinde kemik kesinin yeri ve farklı cerrahi seçeneklerin dijital ikiz üzerinde değerlendirildiğini anlatan Hanalioğlu, bu hazırlığın ardından tümörün çok küçük bir açıklıktan tamamen çıkarılabildiğini söyledi. Hanalioğlu, operasyon sonrasında kısa sürede taburcu edilen hastanın sağlıklı biçimde yaşamına devam ettiği bilgisini paylaştı.

Beyin sapındaki damar yumağına ulaşılacak yön önceden planlandı
Üniversitemiz tarafından geliştirilen, yerli “dijital ikiz” teknolojisi bir başka vakada beyin sapında giderek büyüyen damar yumağı bulunan 56 yaşındaki bir hastanın ameliyatının planlanmasında kullanıldı. Üniversitemiz Beyin ve Sinir Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Ahmet İlkay Işıkay, hayati öneme sahip beyin sapındaki damar yumağına hangi yönden ulaşılacağının belirlenmesinde üç boyutlu modellemenin önemli katkı sağladığını ifade etti.

Rahatsızlığı ilerleyen hastanın ameliyat öncesinde iki kişinin desteğiyle yürüyebildiği bilgisini paylaşan Işıkay, hastanın göz kapaklarını açamadığını, gözlerini hareket ettiremediğini ve konuşmakta güçlük çektiğini belirtti. Operasyonun yaklaşık 5 saat sürdüğünü ve beyin sapındaki damar yumağının çıkarıldığını ifade eden Işıkay, operasyon sonrasında hızla iyileşen hastanın sağlığına büyük ölçüde kavuştuğunu; artık kendi başına yürüyebildiğini, göz kapaklarını açabildiğini ve konuşmasının düzeldiğini bildirdi.

Büyük tümörde kanama riski de ameliyat öncesinde değerlendirildi
Hacettepe Üniversitesi Beyin ve Sinir Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Mehmet Erhan Türkoğlu da beynin arka çukurunda yerleşen ve beyin zarlarından kaynaklanan büyük bir tümörün ameliyatında üç boyutlu modellemeden yararlandıklarını söyledi. Prof. Dr. Türkoğlu verdiği bilgilerde şu ifadeleri kullandı:

“Tümörün toplardamar sistemi içerisindeki yayılımının ne kadar olduğunu ve buradan tümörü çıkardığımız zaman yüksek volümlü bir kanamaya neden olup olmayacağını ameliyat öncesi planlama sayesinde değerlendirmemiz mümkün oldu. Dolayısıyla hastaya ait daha detaylı bilgiler edinip olabilecek komplikasyonlara karşı birtakım tedbirler alabildik. Ameliyat yaklaşık 8 saat sürdü. Ameliyat öncesi planladığımız hemen her detayı ameliyat içerisinde de görme şansımız oldu. Ameliyatın sonucunda tümörün tamamını alabildik. Hastamızı da sağlıklı bir şekilde evine gönderebildik.”

“Ameliyat sonrası yeniden dünyaya gelmiş gibi oldum”
Üç boyutlu modelleme kullanılarak ameliyatı planlanan hastalar da tedavi sonrasındaki iyileşme süreçlerine ilişkin değerlendirmelerde bulundu.  Yaklaşık 5-6 yıldır devam eden baş ağrılarının zamanla şiddetlendiğini, son dönemde ağrılarına kusmanın da eşlik etmeye başladığını belirten 58 yaşındaki Ece Prim, yaşadığı rahatsızlığın ardından beyninde yaklaşık 7 santimetrelik tümör tespit edildiğini aktardı. 

Tedavi için Ankara'ya gelen Pirim, ameliyatının üzerinden 15 gün geçtiğini ve bu süre zarfında hiç ağrı kesici kullanmadığını söyledi. Prim, ameliyat sonrasında yaşadıklarını “Ameliyat sonrası yeniden dünyaya gelmiş gibi oldum. Kendi işimi yapabiliyorum, konuşabiliyorum, hareket edebiliyorum. Yeni hayat hediyesi oldu bana” sözleriyle anlattı.

“Şimdi yeniden koku alabiliyorum”
Ağrı'nın Doğubayazıt ilçesinde yaşayan 52 yaşındaki Mehmet Çanayaz ise yaklaşık 10 ay boyunca koku alamadığını belirterek, zaman zaman huzursuzluk yaşadığını ve davranışlarında değişiklikler fark ettiğini dile getirdi.  Yapılan incelemelerde beyninde yaklaşık 5 santimetrelik tümör tespit edilen Çanayaz, daha önce Doç. Dr. Şahin Hanalioğlu tarafından ameliyat edilen bir yakınının tavsiyesi üzerine Hacettepe Üniversitesine başvurduğunu aktardı.

Ameliyatının üzerinden yaklaşık 13-14 gün geçtiğini ve operasyonun ardından kısa sürede ayağa kalkabildiğini belirten Çanayaz, “Şimdi yeniden koku alabiliyorum. Kendimi çok iyi hissediyorum. Yarın inşallah uçakla Doğubayazıt'a gidiyorum. Çocuklarıma, torunlarıma kavuşuyorum” dedi.